ÇOCUKLARI DİNLERKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

Çocuklar küçük yaşlarda çokça konuşurlar. Bazen bu durum yetişkinlerin bunalmasına sebep olabilir. Ancak tıpkı büyükler gibi çocuklar da söylediklerinin önemsendiğini bilmek isterler. Çocuğunuzu dinlerken dikkat etmeniz gereken bazı önemli hususlar vardır. Öncelikle beden dilinizle dinlemeye hazır olduğunuzu çocuğunuza hissettirmelisiniz. Bu nedenle; yüzünüz mutlaka çocuğunuza dönük olmalı,  göz teması kurmalı, mümkünse onun hizasına inerek (çömelerek ya da oturarak) dinlemelisiniz. Böylece çocuğunuz önemsendiğini hissedecektir.

Çocuklar gün içinde kendisiyle ilgili  pek çok şeyi anlatma gereksinimi duyabilirler. O gün içinde yaşadığı bir olayı, oyunlarını, duygu ve düşüncelerini vs. “Peki çocuğum tam işimin ortasında gelip bir şey anlatmak istiyorsa o zaman ne olacak?” diye düşündüğünüzü biliyorum. Öyle zamanlarda çocuğunuzu dinliyormuş gibi geçiştirmek yerine, o an için meşgul olduğunuzu ancak işiniz biter bitmez kendisini dinleyeceğinizi söylemekten çekinmeyin. Konuyu merak ettiğinizi belirtmeniz de hoşuna gidecektir. Ancak sonrasında sözünüzde durmayı unutmayın. İşiniz bitince mutlaka yanına gidip onu dinleyin. Bu  daha önce yapmadığınız bir tutumsa, çocuğunuz ilk zamanlarda ne yaptığınızı anlamakta zorlanabilir, dahası kendisini o anda dinlemeniz konusunda ısrarcı davranabilir.  Böyle durumlarda anlatacağı şeyin önemine göre hareket edin. “Anlatacağın şey çok acil mi?” diye sorabilirsiniz. Asla  kırıcı olmayın ama pes de etmeyin. Onu işiniz bitince can kulağıyla dinlemek için böyle davrandığınızı belirtin. Çocuğunuz zaman içinde sizi anlayacaktır.

Çocuklarla gün içinde iletişim kurmanın en uygun zamanı yemek saatleri ve uykuya geçmeden önceki yatma saatidir. Özellikle akşam yemekleri tüm ailenin bir arada bulunduğu çok değerli bir vakittir. Bu saati iyi değerlendirmek çok önemlidir. Akşam yemeklerinde herkesin gün içinde yaşadığı olayları anlatması,  sohbet ortamı oluşması, çocuğunuzun da sohbete dahil olmasına ve kendini ifade etme fırsatı yakalamasına olanak sağlayacaktır. Buradaki kilit nokta ise; “Eee bu gün okulda ne yaramazlıklar yaptın bakalım?”, “Ali sana kötü söz söyledi mi yine?” gibi sorgulayıcı tavırlar takınmamanızdır. Bırakın çocuğunuz istediği zaman istediği kadarını size anlatsın. Bunun dışında  eşinizle diyaloglarınızda da birbirinizi yargılamamanız, sorgulayıcı tavırlar takınmamanız, birbirinize sesinizi yükseltmemeniz de çocuğunuzun size yaşadıklarını, duygu ve düşüncelerini anlatmasını sağlayacaktır. Aksi durumda çocuğunuz  anlaşılmadığını, sürekli sorgulandığını hissedecek ve bir süre  sonra sizinle duygu ve düşüncelerini paylaşmaktan vazgeçecektir. Daha ileride “Bizim çocuk  hiç bir şeyi bize anlatmaz, eskiden hiç böyle değildi. Bir de yalan söyleme huyu çıktı. Bizim evde kimse yalan söylemez. Nereden öğrendi anlamıyorum?” dememek için şimdiden geleceğe yatırım yapmalı ve  çocuğunuzu yargılamadan, sorgulamadan size güven duymasını sağlamalısınız.

Çocuğunuzu dinlemek ona neler kazandırır?

  • Kendini ifade etme becerisi gelişir.
  • Dinlemeyi öğrenir.
  • Kendini ifade etme fırsatı yakalayan çocuk dikkat çekmek için kötü alışkanlıklar edinmez. Ağlama, hırçınlık yapma, vurma gibi saldırgan davranışlarda bulunma gereksinimi duymaz.
  • Problemlerini ailesiyle paylaşmaktan çekinmez.

 


Yorum Yazın